Göz taramasi yaptilar nutun koyu kör ettiler

Özel hastanelerin musteri pardon hasta toplamak icin araclarla koy koy gezip goz muayenesi yaptigi ve en ufak bir goz kusurunda ameliyat teklif ettiklerini, zaten devlet masraflari oduyor diyerek Selda Bağcan sarkilari dinler gibi ameliuata razi olan cahil halk soninda madur oluyor , Ercüment Güdücüoğlu ‘ nun yorumuyla bu habere hangi acidan bakacaginiza si karar verin, B¼tÃn köy kör oldu!
Göz tarama aracında ücretsiz muayene oldular, ameliyata girdiler, görme yetilerini kaybettiler!
Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Hırka ve Emirhisar köylerine gelen özel bir sağlık merkezine ait göz tarama aracı, vatandaşları ücretsiz muayeneden geçirdi.

Yapılan muayene sonucu yaşları 60’ın üzerinde bulunan H±rka köyünden Lütfiye Akkuş, Salih Dalkılınç, Emirhisar köyünden Osman Yıldırım, Ahmet Öztürk, İsmet Öztürk, Kamil Öz, ve Mehmet Macit adlı kiÅilere ’katarak’ teşhisi konuldu.

Konulan teŸhisin ardından hastane görevlileri, isterlerse kendi hastanelerinde kendi araçlarıyla getirilip göt¼rÃlerek, ameliyatlarının yapılabileceğini söylediler.

Bu teklifi kabul eden kişiler, ekim ayının sonlarında söz konusu hastaneye giderek katarak ameliyatı oldular.

Aynı gün taburcu edilerek hastane araçlaryla köylerine bırakılan şahıslar, bir gÃn sonra kontrol için götürüldüklerinde, ’aÄŸrı ve yanma’ şikayetlerinde bulundular.

Hastane gÃrevlileri yapılan şikayetleri dikkate alarak ilaç tedavisine başladılar.

Buradan sonuç alamayan kiÅiler Afyonkarahisar, Denizli, Konya ve Isparta illerindeki çeşitli hastaneler ve göz doktorlarına baÅvurdular.

-BAZILARIN GÖZLERİ ALINDI
Afyonkarahisar’ın Sandıklı ilçesine bağlı Emirhisar köyünde yaşayan 80 yaşındaki Mehmet Macit, köye gelen göz muayene ekiplerini komşuları sayesinde duyduÄŸunu belirterek, yine komşuların yardımıyla muayene ve ameliyat olduğunu söyledi.

Damacana Su Bayiliği Alın :
1- 10.000 Damacana Su Bedava
2- 19 litre Damacana Dolumlar 0.59 TL
3- Bedava demirbaş damacana
4- Full Sebil ve Pompa desteği
5- Full reklam masrafları desteği
6- Tabela , cam ve araç giydirme
Damacana Su Fabrikalarımız:
1- Akdamla Su 2- Damak Su 3- Uludağ Su
Su Bayiliği Başvurusu: 0 532 212 07 46

Katarak ameliyatı olan gözünü tamamen kaybettiğini belirten Macit, “Daha sonra gittiğimiz üniversite hastanesindeki doktorlar, g¶zÃmün alınmaması halinde ölümle sonuçlanacak bir durumla karşı karşıya kalabileceğimi söylediler” dedi.

Diğer kişiler gibi gözünü kaybetmemek için ilaç tedavisine devam ettiğini belirten 65 yaşındaki Ahmet Ertük ise “Hadi ben dikkat etmedim, dayım da dikkat etmedi aynı yerde ameliyat olan 7 kişi de mi dikkat etmeyerek, gözlerini enfeksiyon kaptırdı. Bunun araştır±lmasını ve suçluların cezalandırılmasını istiyorum” diye konuştu.

Konuşmakta zorlanan İsmet Öztürk’ün yaÅŸadıklarını ise eşi Yaşar Öztürk, anlattı. Öztürk, diğer kişilerle birlikte yaşadıkları sıkıntıların aynı olduğunu belirterek, eşinin gözünün görmediini ancak gözü tamamen kaybetmemek için ilaç tedavisine devam ettiklerini söyledi.

Ãocukları tarafından değişik doktorlara götürüldüğünü ifade eden 84 yaşındaki Osman Yıld±rÄm ise bazılarının gözlerinin tamamen alınmasından haberi olmadığını söyledi.

Hırka Köyünde yaşayan 70 yaşındaki Lütfiye Akkuş ise her iki günde bir kontrole gittiğini belirterek gözündeki görme duyusunu tamamen kaybettiğini, göremese de gözünün yerinde kalması için çalıştıklarını söyledi.

Konuşurken oldukça duygulanan ve zaman zaman ağlayan aynı köydeki 75 yaşındaki Salih Dalkılıç ise oğlunun kendisini Konya Selçuk Üniversitesine götürerek tedavisini orada yaptırmaya baÅladığını, ancak gözünün görmediğini söyledi.

Gözlerini kaybeden şahıslar avukatları aracılığı ile Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunurken, Afyonkarahisar İl Sağlık MüdürlüÄü ise olayla ilgili geniş çaplı bir soruşturmaya yol acti.

- Veznedar.com Doğal Bitkisel Takviyeler -

-- Çakşır Köklü Süper Karışım
-- Yüksek Cinsel Başarı
-- Erkekte Cinsel Organda Büyüme
-- Yan Etkisi Olmayan Afrodizyak
-- Yanınızda Bulunsun Acil Durumlarda :)
Fiyatı: 119 TL Satın Al

Çocukluktan Erkekliğe Geçiş Zorlaşiyor

Biliyormusunuz Henüz anne karnında döllenmeye giden yolda erkek kromozomu taşıyan spermin daha hızlÄ hareket ettiğini ve kadın kromozomu taşıyan spermden önce öldüğünü herkes gibi biliyoruz. Biyolojik yazgı, kadın ve erkeğin doğumundan sonraki “olma” sürecinde de kuşkusuz yerini almaktadır ancak Dr. Ercüment Güdüc¼oÄlu nunda dedigi gibi erkeklerin ortalama ömrün¼n kadınlardan daha az olduğunu madde kullanımı ve Åiddet gösterme konusunda erkeklerin sayısının daha fazla olduğunu da biliyoruz. Biyolojik yazgı dışında buna sebep olan süreçler nelerdir’ Modernite sonrası durum nasıldır’ Ataerkil toplumlardan bu yana erkeğe verilen roller, beklentiler bugünün dünyasında erkeğin ruhuna nasıl bir şiddet uygulamaktadır’ Erkek hüznü, öfkesi ve yalnÄzlığının kökenleri nerededir acaba.Anne, her erkeğin ilk sevgilisi, ilk deneyimlerinin nesnesi, sonrasında ise sağlıklı bir ayrılma olmazsa hayatındaki kadınları onun yerine ikame koyacağı bir ünitedir. Çocuk yeterince koruyan, kollayan, kucaklayan anne yerine, eğer acı deneyimlerin yaşandıŸÄ± bir anne çocuk ilişkisi yaşarsa kendisini hayat boyu bağsız ve köksüz hissedecektir. Başka türlà bir zorluk ise, ellerini hayatta olduğu sürece kendi oğlunun üzerinden çekmeyen anne modelinde yaÅŸanacaktır. Böyle bir durumda ise çocuğun yaşamında anne hep “kaygı” verici bir figür olarak bulunacakdır. Hichcock’ un “Kuşlar” filmi buna en iyi örnektir. Filmdeki kuşların saldırısı; “anne” nin oğlu üzerinde yarattığı olumsuz duyguların sembolik anlatımıdır.Yukarıda anne baba çocuk üçgeninin anne ayağındaki durumdan sözettik. Üçgenin diğer ayağındaki duruma bakarsak, cinsiyet kimliÄŸini oluşturma sürecinde anneyi bırakıp babaya gitmek durumunda olan erkek çocuğun ilk travmasının cennetini kaybetmek olduğunu görürüz. Kayıp cennetine yani anne kucağına tekrar dönüş arzusu ise yaşam boyu devam eden bir fantazi olarak erkeğin dÃnyasında kendi yerini korur.Her erkek çocuk yetiÅŸme sürecinde babasının onayını almak ister, yeteneklerinin ve başarılarının görülmesini ister. Babasına layık olmak için çabalar ve kendisini olduğu gibi sevmesini ve kabul etmesini bekler. Eğer burada gereken desteği alamazsa kırılmalar yaşam boyu sürecek sancılara dönüşür. Çünkü erkek çocuğun en zor açmazı babasının psikolojik ve maddi mirasını taşıma görevidir. Baba başarılıysa en az onun kadar veya ondan fazla olmak durumundadır ve bu baskı çok büyüktür. Baba oğlunu dıŠdünyaya taşıyan, kılavuzluk eden, başarısizlÄğa uğradığında toparlanıp yeniden başlayabilen, nasıl mücadele edileceğini gösteren, duygularÄnı ifade edebilen bir rol model olmak zorundadır. Çocuk babadan dış dünyada mücadele edecek yetki ve gücü tam olarak almalıdır. O zaman çocuk da idealize ettiği babayla yaşadığı kırılmalar± daha iyi tolere edebilir ve kendini sağlıklı bir ÅŸekilde gerçekletirebilir. Aksi halde babayla özdeşleşemez ve sonrasında “kayıp babanın” yerine koyacağı başka baba arayıÅlarını sürdürür. Bu sırada yanlış “babalar” bulabileceği gibi, kimi zaman da kendi başına bu yolculuğu yaparken sapmalar olacağından yaşam boyu potansiyelinin ortaya çıkmasını engelleyen zorluklar yaşayabilir. James Hollıs; daha eski toplumlarda ergen erkeklerin “erkekliğe geçiş töreni” olarak tanımlanabilecek bazı yaşantıları deneyimlemek zorunda olduklarından sözetmektedir. Bu törensel süreç ayrÄlık, ölüm, yeniden doğuş, bilgilerin aktarılması ve dönüş gibi aşamalardan oluşmaktayd. Bu dönemde çocuk oldukça çilekeş yaşantılardan geçer ve böylece derinlik ve güç kazanırdı. Erkek çocuk bu dönemde yetişkin dünyasına hazırlanır ve öğreti yoluyla bilgi “baba” dan “oğul” a geçerdi. Günümüzde erkekleri yetişkin yaşama hazırlayan böylesine derinletirici ve yol gösterici t¶rensel bir geçişi yaşama şansı kalmamıştır. Hal böyle olunca da kendi başlarına kalmışlardır. Zaten bu bilgiler çoğunlukla artık babalarında da mevcut değildir.Erkeklik kodlarının hala ağır olduğu bir kültürün çocuklarıyız. Başarı ve güç beklentisiyle büyyen ve bügünün dünyasında rekabeti en üst noktada hisseden erkeğin gücün gölgesi altında ezilmemesi mümkün müdür’ Hergün yeniden hücüm eden piyasa bilgileri, şirket toplantıları, performans değerlendirmeleri, tutturmaya çalıştıÄı satış kotaları altında kaybolan erkeğin mutlu olma olasılığı ne kadardır’ Ne kadar çok güç ve kontrol ihtiyacı varsa orada o kadar çok iktidarsızlık ve kontrol kaybına ilişkin kaygı da vardır. Bu kaygÄyla baş edemeyen erkeklerde Panik Atak ve Depresyon gibi psikolojik rahatsızlıklar daha sık görülmektedir. Güçle birebir özdeşleştirilen erkek için diğer erkeğin de olduğu her yerde gücün gölgesi hemen görülür. Her ikisi de hemen kendisini ötekinin rekabet alanı içinde hisseder ve bu durum tam da erkeğin gücünü azaltan ve onun enerjisini tÃketen bir paradoksu içerir. Acaba yeni dünya d¼zeninde erişilmesi çok zor olan güç ideallerinin yerine, erkek kulislerinde sürekli konuşulur hale gelen çapkınlık ve skor hikayelerinin bir anlamı var mıdır’ Cinsellik alanında ne kadar çok kadın, o kadar çok erkek hissetme gibi bir illüzyonla hareket edildiğine tanıklık etmekteyiz. Oysa, gücün etkisindeki bir cinsellik eğlenceli ve dönüştürücü değildir. Böylesi kolay gibi görünebilir ancak bu tür bir kurtarıcı arayışı, yaşam enerjisini(libido) üretim adına egonun hizmetine sunmaktan çok, sağlıksız bir alanda kendini tüketen bir amaca hizmet eder.
Günümüzün erkeği acısını tek başına §ekmektedir. Bu durumun üstesinden gelmenin yolu önce kendi ruhunun yarasını kabul etmektir. Korkular±nÄ kendisine itiraf etmeli, kendi erkek arkadaşlarına karş hissettikleri konusunda dürüst olmalı ve diğer erkekleri sevmelidir. Duygularını serbest bırakmalıdır. Dişi yanıyla barışmalı, kadınsÄ özelliklerini kabul etmesinin kendisini anlamanın yolu olduğunu bilmelidir. Anne kompleksinden kurtulmalıdır. Karısını kayıp cennete dönüş olarak görüp, annesinin yerine koymamalıdır. Karıs± tarafından ihtiyaçları karşılanmadığında ortaya çıkan kızgınlığının geriye dönük olarak annenin vermediği şeye olduğunu anlamalıdır. Abartılmış erkek rollerinden sıyrılmalıdır. Öfkesinin farkına varmalı, kaynağını kendi ruhunda hissettiği baskıdan alan bu duygunun depresyonunun nedeni olduğunu anlamalıdır. Kuşkusuz tüm bu saydÄğım şeylerin kolaylıkla halledilebilecek durumlar olduğunu söylemiyorum. Ancak yaş ilerledikçe bÃtün bunlarla yüzleşmenin daha zor olduğunu ve daha çok bilinçdışına itildiğini söyleyebilirim. Bilinçdışna itilen hiçbirşey orada kaybolmaz, rahatsız edicidir ve giderek daha alıngan daha depresif olma sebebidir. Erkek içindeki bu ağır y¼kà sağlıklı alanlara dönüştürecek gücü, kendisinde farkındalık yaratarak bulacaktır. Daha aydınlanmış bir kendilik ve keyifli bir hayat için buna değermi ?

Dr. Ercüment Sönmez Güdücüoğlu – Kızamık

Kızamık, özel bir virüsle (Morbilli) meydana gelen, bulaşıcı bir çocukluk hastalığı. Kızam±ÄŸı ilk olarak 860 senesinde Farslı hekim Razibildirmiştir. Sydenham ise 17. asrın ikinci yarısında hastalığı tarif etmiş ve 18. yüzyıldan itibaren de kızamık salgınları tanınmaya başlamıştır. 1911′de Anderson ve Goldbergen, kızamığı insanlardan maymunlara nakletmişler ve sebebinin bir virüs olduğunu bildirmişlerdir.

Kızamık, çocuk hastalıkları arasındadır. Yetişkinlerde görülmemesi, bunların, çocuklukta kızamık geçirmiş olmalarÄna ve kalıcı bir bağışklık kazanmalarına bağlıdır. Eğer çocukluğunda geçirmemişse, yaÅŸlılığında bile geçirebilir. Kızamık, tükrük damlacıkları ile bulaşır. yi havalandırılan, güneşli bir odada kızamığı alma ihtimali azalır. Sonbaharda hastalık artar. Kış aylarında, bilhassa Martta ve soğuk geçen Nisan aylarında en üst seviyeye çıkar. Salgınlar yapar. Yaz aylarında pek grülmez. Hastanın kullanmış olduğu çamaÅŸÄr, oyuncak ve yemek kaplarının hastalığın bulaÅmasında rolü yoktur. Fakat, kaşık, çatal temizlenmeden ve kısa bir zaman içinde duyarlı bir kiÅŸi tarafından kullanılırsa hastalığın bulaşmasında rol oynayabilir. Hastalığın mikrobu, hastalarÄn öksürük ve aksırıkları ile atılan tükr¼k taneleri üzerinde birkaç saat havada serbest kalır. Teneffüs yoluyla alınarak vücuda yerleşir. Kızamığıkuluçka süresi 9-10 gün kadardır. Hastalık, hafif titreme ve ateş yükselmesi ile başlar. Nezle hali vardır. Çocuğun gözleri kızarmıştır ve ışığa bakamaz. Bademcikler şişmiştir. Öksürük de vardır. Kızamığın en kat’i belirtisi olarak ağız içinde yanak mukozasında gri-beyaz renkte, iğne başı büyüklüğünde çevresi koyu kırmızı lekeler olankoplik lekeleri görülür.

Nezle, öksürük ve konjoktivit (göz iltihabı) ile geçen 3 veya 4 günden sonra 39-40 Â°C devam eden ateş düşmeye başlar ve bunu takiben kulak ardndan, alından ve saçlı deriden başlayan ufak pembe-kırmızı döküntüler ortaya çıkar. Öksürüğün görünmesinden sonra ateş tekrar yükselir, nezle ve konjonktivit daha da artar. Döküntüler, bütün vücuda yayılır, 5-7 gün içinde kaybolur. Kızamık, belli belirsiz seyredebildiği gibi, ölüme kadar götürebilecek derecede ağır da seyredebilir. Vücudun direncini kıran bir hastalıktır. Dolayısıyla seyri esnasında vücutta bulunan birçok fırsatçı mikroorganizma çeşitli iltihabi hadiselere yol açabilir: Orta kulak iltihabıağız iltihabıgastroenteritzatürre larenjit,bronşitmenenjitbeyin iltihabı gibi.

Kızamık, üç yaşın altında, yaşlılarda ve hamilelerde tehlikelidir. Beslenmesi bozuk, küçük çocuklarda, zatürre ile birlikte genellikle ölüme yol açmaktadır. Hasta sık sık havalandırılan, gneş g¶ren bir odaya yatırılır. Odanın ısısı 18-22 Â°C arasında olmalıdır. Ateşli dönemde süt, sütlà yiyecekler, meyve suları, et suyu verilir. Hasta isterse, haşlama veya ızgara etler, yumurta, taze meyve ve sebze yedirilmesinde mahzur yoktur. C vitamini faydalıdır.

Kızamığın özel bir ilac bulunmamaktadır. Hasta, nezle ve döküntü bitinceye kadar ayrı bir odada yatırılır. Ağız temizliğine dikkat edilir. Gerekirse, ağrı kesici, ateş düşÃ¼rücü ilaçlar verilir. Ortaya çıkan başka hastalÄklar da varsa tedavi edilir. Kızamığın ihbar± (haber verilmesi) mecburidir. Hastanın en az 9 gün tecridi gerekir. Salgınlarda, nezleli çocukları okula göndermemelidir. Canlı kızamık aşısı, korunmada çok faydalıdır. 12 aylık ikenaşı yapılmalıdır. Kızamık, daimi bir bağışıklık bıraktığından, bir defa geçiren bir daha geçirmez. Salgınlarda kızamıktan korunmak için, yerine gre hassas çocuklara kızamık serumları da uygulanabilir. Kızamık aşısı ile çocuk çok hafif bir k±zamık geçirmekte ve bir daha kızamık olmamaktad±r.

Dr. Ercüment Güdücüoğlu